ANKARA / TEKHA
Eski Ulaştırma Bakanı Oktay Vural, Yunanistan ile İsrail arasında 31 Ağustos’ta imzalandığını belirttiği 3,035 milyar avroluk “Aşil Kalkanı” anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Vural, İsrail’in Yunanistan’a kuracağı çok katmanlı hava savunma ağının sıradan bir askerî tedarik olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, gelişmenin Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’deki hareket alanını sınırlamaya yönelik stratejik bir nitelik taşıdığını savundu.
Vural, anlaşma kapsamında SPYDER, BARAK MX ve David’s Sling hava savunma sistemleri ile radarların ve millî komuta-kontrol merkezinin tek bir ağda birleştirileceğini ifade etti.
Bazı Yunan adalarına SPYDER bataryalarının konuşlandırılmasının planlandığını kaydeden Vural, hangi adaların seçileceğinin henüz resmen açıklanmadığını, sistemin ise 2029 yazı dolayında tamamen işler hâle getirilmesinin öngörüldüğünü belirtti.
Anlaşmanın yalnızca Yunanistan’ın yeni füze bataryaları edinmesi şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Vural, İsrail’in Yunan hava savunmasının teknolojik altyapısında üstleneceği rolün iki ülke arasında uzun vadeli askerî ve savunma sanayii bağı oluşturacağını ifade etti.
Oktay Vural, adalara yapılması planlanan konuşlandırmaların Yunanistan’ın savunma hattını Türkiye kıyılarına yaklaştıracağını ve bölgedeki radar, üs ve diğer askerî unsurların korunmasını güçlendireceğini değerlendirdi.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın anlaşmaya ilişkin açıklamalarına da değinen Vural, Katz’ın “hegemonik emeller taşıyan aktörlerin bölgesel nüfuzlarını genişletmeye çalıştığı” yönündeki sözlerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Vural, Türkiye’nin doğrudan adının verilmediğini ancak söz konusu ifadenin Ege merkezli bir Yunanistan-İsrail savunma anlaşması çerçevesinde kullanılmasının stratejik dengelemenin yönüne ilişkin işaret taşıdığını savundu.
Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail arasındaki askerî iş birliği ile İsrail’in Hindistan’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne, oradan Yunanistan ve Kıbrıs’a uzanan iş birliği arayışlarını birlikte değerlendiren Vural, Türkiye’nin batısı ile güneybatısını birbirine bağlayan ve “çevreleme etkisi” oluşturabilecek stratejik bir hattın ortaya çıktığını ileri sürdü.
Türkiye’nin gelişmeleri birbirinden bağımsız silah satışları veya dönemsel iş birlikleri olarak görmemesi gerektiğini belirten Vural, askerî, siyasi, teknolojik ve enerji boyutlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Vural, Türkiye’nin “Çelik Kubbe” hava savunma sistemine yönelik çalışmalarını hızlandırması ve elektronik harp kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini belirtti.
Özellikle anlaşma kapsamında silahsızlandırılmış statüdeki adalara yapılabilecek konuşlandırmalara dikkat çeken Vural, böyle bir gelişmenin hukuki ve diplomatik zeminde karşılıksız bırakılmaması gerektiğini kaydetti.
oktay vural, aşil kalkanı, yunanistan, israil, çelik kubbe
GÜNDEM
16 Eylül 2026SPOR
16 Eylül 2026GÜNDEM
16 Eylül 2026SPOR
16 Eylül 2026SPOR
16 Eylül 2026GÜNDEM
16 Eylül 2026GÜNDEM
16 Eylül 2026
1
Kalibaf Ve Trump’tan Karşılıklı Gerilim Tırmandıran Açıklamalar
630 kez okundu
2
Hürmüz Boğazı’nda Sıcak Çatışma: ABD Ve İran Karşılıklı Bölgeleri Vurdu
323 kez okundu
3
ABD Dışişleri Bakanı Rubio: Gazze’nin Yüzde 70’inin İşgal Edilmesi Planı Trump’ın Planının Parçası Değil
256 kez okundu
4
Körfez Ülkeleriyle Yaşanan Birçok Konu Çözüm Yoluna Girdi
227 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.